KKTC Asgari ücret için geri sayım: Gözler, Temmuz’a yansıması beklenen artışta

KKTC’de asgari ücret yeniden gündemin en önemli başlıklarından biri haline geldi. Ocak 2026’da belirlenen mevcut asgari ücretin üzerinden yaklaşık altı aylık sürenin dolmasına kısa bir süre kalırken, çalışanlar ve işverenler gözlerini yeni ücret düzenlemesine çevirdi. Özellikle yılın ilk aylarında yaşanan hayat pahalılığı artışları, temmuz ayında yeni bir değerlendirme yapılması beklentisini güçlendirdi.

İstatistik Kurumu verilerine göre mayıs ayında hayat pahalılığı oranı yüzde 2,06 olarak gerçekleşti. Böylece yılın ilk beş aylık dönemindeki toplam hayat pahalılığı yüzde 14,33’e ulaştı. Haziran ayı verilerinin de açıklanmasıyla birlikte altı aylık dönemin enflasyon tablosu netleşecek ve asgari ücret tartışmalarında belirleyici rol oynayacak.

Öte yandan Amme Memurları Sendikası’nın (Memur-Sen) 31 Mayıs tarihli çalışmasına göre, dört kişilik bir ailenin yalnızca temel gıda ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gereken açlık sınırı 43 bin 949 TL olarak hesaplandı. Aynı araştırmada eğitim, sağlık, kira, elektrik, akaryakıt, haberleşme, giyim, kültür, dinlenme ve diğer zorunlu harcamalar da dikkate alınarak yoksulluk sınırı 237 bin 51 TL olarak belirlendi. Sendika, iki çocuklu dört kişilik bir ailenin insanca yaşamını sürdürebilmesi için aylık gelirinin 237 bin TL’nin üzerinde olması gerektiğini savunurken, mevcut ekonomik politikaların yoksulluğu derinleştirdiğini öne sürdü.

KKTC’de halen yürürlükte bulunan net asgari ücret 52 bin 738 TL seviyesinde bulunurken, brüt asgari ücret ise 60 bin 618 TL olarak uygulanıyor. Hükümet tarafından yıl içerisinde yalnızca asgari ücretle çalışan ve belirli kriterleri karşılayan KKTC vatandaşlarına yönelik destek programı da hayata geçirilmişti. Program kapsamında şubat ve mart aylarında 6’şar bin TL olmak üzere toplam 12 bin TL destek ödemesi yapılmıştı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, hükümetin temel hedeflerinden birinin asgari ücretlileri hayat pahalılığı karşısında korumak olduğunu belirterek, daha önce oluşan farkların iki taksit halinde ödendiğini ve yaklaşık 19 bin kişinin bu uygulamadan yararlandığını ifade etti. Hasipoğlu, yapılan ödemelerin sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımlarıyla birlikte gerçekleştirildiğini, bu nedenle çalışanların herhangi bir hak kaybına uğramadığını vurguladı. Bakan, “Asgari ücretlimizi hayat pahalılığı karşısında ezdirmeyeceğiz” mesajını yineledi.

Başbakan Ünal Üstel de son açıklamalarında, 2020 yılından bu yana hem asgari ücrette hem de kamu çalışanlarının maaşlarında önemli iyileştirmeler yapıldığını belirterek, hükümetin vatandaşların alım gücünü korumaya yönelik çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.

Asgari ücretin belirlenmesinden sorumlu olan ve işçi, işveren ile devlet temsilcilerinden oluşan 15 üyeli Asgari Ücret Saptama Komisyonu da yeniden tartışmaların odağında yer alıyor. Komisyon yılda en az bir kez toplanarak yeni asgari ücreti belirliyor. Ancak uzun süredir çeşitli sendikalar ve sivil toplum örgütleri, asgari ücretin yalnızca bir başlangıç maaşı değil, çalışanların geçimini sağlayabilecek bir yaşam ücreti olması gerektiğini savunuyor. Bu çevreler, ücret tartışmalarının çoğu zaman çalışanların yaşam koşullarından çok işverenlerin maliyetleri üzerinden yürütüldüğünü ileri sürüyor.

Geçtiğimiz aylarda yabancı iş gücü çalıştıran bazı sektörlere yönelik yapılan düzenlemeler de kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Düzenleme ile belirli şartlar altında işverenlerin sağladığı yemek ve barınma imkanlarının ücretin bir parçası olarak değerlendirilmesine olanak tanınmış, uygulama farklı kesimlerden eleştiri almıştı.

Asgari ücret konusundaki anlaşmazlıklar daha önce yargıya da taşınmıştı. Hür-İş Federasyonu, 2025 yazında belirlenen asgari ücretin hayat pahalılığı oranının altında kaldığını savunarak mahkemeye başvurmuştu. Her ne kadar ara emri talebi reddedilmiş olsa da mahkeme kararında, asgari ücretin belirlenmesinde dikkate alınması gereken kriterlerin daha açık ve şeffaf olması gerektiğine dikkat çekilmişti.

Şu ana kadar Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun yeni toplantı tarihi açıklanmış değil. Ancak mevcut ücretin belirlenmesinin üzerinden altı aylık sürenin dolacak olması nedeniyle yeni düzenlemenin temmuz ayı içerisinde yapılması ve alınacak kararın temmuz sonu itibarıyla maaşlara yansıtılması bekleniyor.

Bu nedenle gözler şimdi haziran ayı hayat pahalılığı verilerine çevrilmiş durumda. İlk beş ayda yüzde 14,33’e ulaşan artışın ardından açıklanacak son veri, hem yeni asgari ücret rakamının hem de komisyon görüşmelerinin seyrini belirleyecek en önemli unsur olarak görülüyor.

Shares: